Bazı oyunlar ilgimizi kaybettiğimiz hâlde “başladım, bitirmeliyim” düşüncesi yüzünden kütüphanede beklemeye devam ediyor. Özellikle uzun yapımlarda harcanan zaman, ilerleme kaydı veya oyuna yapılan maddi yatırım bırakma kararını gereğinden fazla zorlaştırabiliyor. Oysa bir oyunu tamamlamamak başarısızlık değildir; oyunla beklentilerinizin artık uyuşmadığını fark etmek de geçerli bir sonuçtur.
Karar vermeden önce şu sorular yardımcı olabilir:
- Son birkaç oturumda oyuna başlama isteğiniz kendiliğinden azaldı mı?
- İlerlemek için harcayacağınız süre, beklediğiniz keyfe değiyor mu?
- Sorun oyunun yapısında mı, yoksa şu anki ruh hâliniz ve zamanınız mı uygun değil?
- Hikâye, karakterler veya oynanış hâlâ merak uyandırıyor mu?
- Oyuna dönme düşüncesi heyecan mı, yoksa yalnızca tamamlanmamışlık hissi mi yaratıyor?
Her ilgisizlik kesin olarak oyunu bırakmanız gerektiği anlamına gelmez. Yoğun bir dönemdeyseniz veya oyunun temposu bir süreliğine size uymuyorsa, kayıt dosyasına kısa bir not ekleyip birkaç hafta ara vermek daha doğru olabilir. Notta nerede kaldığınızı, hangi görevi takip ettiğinizi ve neden ara verdiğinizi yazmak geri dönüşü kolaylaştırır.
Buna karşılık aynı sorun birkaç farklı oturumda tekrar ediyor, oyuna dönmek sürekli erteleniyor ve ilerleme fikri keyiften çok yük gibi geliyorsa kararı netleştirmek faydalı olabilir. Oyunu “tamamlanacaklar” listesinden çıkarıp “belki sonra” veya “artık devam etmeyeceğim” şeklinde ayrı bir listeye taşımak, kütüphanedeki görünmez baskıyı azaltabilir.
Sizin ölçütünüz ne?
Bırakma kararını belirli bir süre, görev veya deneme sınırıyla mı veriyorsunuz? Örneğin birkaç oturum boyunca eğlenmiyorsanız devam etmeyi bırakıyor musunuz, yoksa hikâyenin belirli bir noktaya kadar ilerlemesini mi bekliyorsunuz? Daha sonra geri dönüp fikrinizi değiştirdiğiniz bir oyun olduysa, bu değişikliğe neyin yol açtığını da paylaşabilirsiniz.
